Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlileri, bölümlerinden ihraç edilen üç akademisyen başta olmak üzere tüm akademisyen ihraçlarına tepki gösterdi.

Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlileri, akademideki ihraçlara karşı bir açıklama yayınladı.

Psikoloji Bölümü’nden akademisyenler Doç. Dr. Banu Yılmaz ve araştırma görevlileri Ercan Şen ve Merve Fidan başta olmak üzere tüm akademisyen ihraçlarına tepki gösterdikleri açıklamada “Bilimin, geleceğin, umutlarımızın, hocalarımızın ve arkadaşlarımızın elimizden alınmalarına asla izin vermeyeceğiz” dediler.

Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında ilan edilen 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 48 üniversiteden 330 akademisyen kamu görevinden çıkarıldı.

En çok ihraçlar 78 akademisyenin kamu görevinden çıkarıldığı Ankara Üniversitesi’nde yaşandı.

“Hocamız, çalışma arkadaşlarımız olmalarından gururluyuz”

Açıklamada Psikoloji Bölümü’nden ihraç edilen akademisyenler hakkında bilgilere yer verildi. Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:

“Banu Hocamız, gerek yurtiçinde gerek yurtdışında meydana gelen doğal afetlerin ve insan eliyle ortaya çıkarılan travmatik yaşantıların açtığı derin yaraların ve psikolojik hasarlarının onarılması amacıyla, karşılık beklemeden, büyük bir özveriyle yıllarca çalışmıştır. Unvan kaygısı gütmeden, tüm akademik hayatını toplumun yaralarını sarmaya adamıştır. Hocamızın da öğrettiği gibi, psikoloji bilimi dört duvar arasında kalmayıp topluma inmeli ve insana rağmen insan için kullanılmalıdır. Banu Hocamız, 1999 Marmara Depremi’nde de oradaydı, 2005 Pakistan Depremi’nde de oradaydı, Soma Maden Faciası’nda da oradaydı, Ankara’da peşi sıra meydana gelen Gar, Merasim Sokak ve Güvenpark patlamalarının ardından da oradaydı.

“Unutulmamalıdır ki, akademik unvanı elinden alınmış ve mesleğini kamuda icra etmesi haksız yere engellenmiş olsa dahi, hocamız, toplumun ihtiyaç duyduğu her yerde olmaya ve bu alanlarda çalışacak ruh sağlığı uzmanlarını yetiştirmeye devam edecektir.

“Akademik faaliyetlerinin yanı sıra, bu zamana kadar temas ettiği herkese ve her canlıya karşı gösterdiği güler yüz, samimiyet, yakınlık, şefkat, tevazu, saygı, nezaket ve daha sayamadığımız birçok insani değerle hepimize örnek olmuş ve olmaya devam edecektir. Çünkü biliyoruz ki, insani değerleri, vicdanı, bilgisi, birikimi ve akademisyenliği hiçbir zaman elinden alınamayacaktır. Hocamız olmasından her zaman gurur duyduk ve duymaya devam edeceğiz.”

“Araştırma görevlisi arkadaşlarımız Ercan Şen ve Merve Fidan, henüz yolun başında olmalarına karşın, sosyal psikoloji alanında gerçekleştirdikleri çalışmalarla bu alana değerli katkılar sağlamışlardır. Biz biliyoruz ki, arkadaşlarımız, her ne olursa olsun, bilimi toplum yararına kullanmaya devam edeceklerdir. Çalışma arkadaşlarımız olmalarından her zaman gurur duyduk ve duymaya devam edeceğiz.”

“Kabul edilemez”

“Bilinmesini isteriz ki, hocamız ve çalışma arkadaşlarımızın, toplumsal barışın sağlanması adına, insani ve mesleki sorumlulukları doğrultusunda sadece imza attıkları bir bildiri nedeniyle akademik hayatlarından ve öğrencilerinden mahrum edilmeleri kabul edilemez.

“Bilimin varoluş kaynağı olan düşünce ve ifade özgürlüğünün engellenmeye ve cezalandırılmaya çalışılması, genç akademisyenler olarak, bizleri akademinin ve ülkemizin geleceği için kaygılandırmakta ve umutlarımızı tüketmektedir.” (BK)

İlgili Yazılar