13 Mart Pazar günü Ankara’nın göbeğinde patlayan bombanın ardından onlarca kişi hayatını kaybetti. Bu, ülkenin sözde en güvenli yeri Ankara’da son 5 ayda patlayan 3. bombaydı. AKP’nin iktidar olduğu günden bugüne yaşanan katliamlar saymakla bitmeyen, ardı arkası kesilmeyen bir hal almış durumda. “Ya istikrar ya kaos” diyenlerin dışarıda ve içerde yürüttüğü savaş politikalarıyla halklar her gün katledilmekte ve ülke kan gölüne çevrilmiş bir mayın tarlasına dönüştürülmüş vaziyettedir. Ülkenin doğusunda 35 günlük bebekleri katledenler, insanları bodrumlarda yakarak katledenler yürüttüğü savaş politikalarının sonucunu halklara ödetmektedir. Kendi iktidarını perçinlemek için halka katliam ve ölüm dayatanlar bin odalı saraylarında ayakkabı kutularıyla yaşamaya devam etmektedir. Güvenlik güçleriyle, istihbaratıyla sözde halkın can güvenliğini sağlayanlar AKP hükümetinin iktidarını sağlamlaştırmaktan, korumaktan başka bir işe yaramamaktadırlar.

Bu katliamların sorumluları bellidir; ülkeyi kan gölüne çeviren, insanları sokağa çıkmaktan korkar hale getiren, katliamların ardından tek yaptığı yayın yasağı getirmek olan, eylem yapmadan gözaltına alamayız diyen, bombalarla, silahlarla halkı sindirmeye, ezmeye çalışan, kendi iktidarı uğruna yapmadığı şey bırakmayan AKP hükümeti ve onun savaş politikalarıdır. Katliamları protesto edenlere karşı ise, bombalar için almadıkları güvenliği sağlayan hükümet halka var gücüyle saldırmaya devam etmektedir. Katliamı protesto etmek bile yasak hale gelmiş iken sorumluları tanımak çok zor değildir.

Artık bu ülkede yaşayan hiç kimsenin can güvenliği kalmamıştır. 7 Haziran’dan bugüne savaşla ülkeyi yönetmeye çalışan bu iktidar olduğu sürece de can güvenliğimiz olmayacak gibi görünmekte. Katliamlara alıştırılmış bir halk haline getirilmeye çalışılırken sustuğumuz, sindiğimiz her an ise yeni katliamlarla karşı karşıya bırakılıyoruz. Her gün ölüm tehditleriyle, korkusuyla yaşamak istemiyoruz artık. Katliamları durdurmanın ise tek yolunun hükümetin savaş politikalarına karşı sesimizi çıkarmaktan, mücadele etmekten başka bir yolu yok. Bu iktidar var olduğu sürece bizim can güvenliğimiz yok, güvende olduğumuzu bildirmiyoruz, el ele omuz omuza verip mücadele etmediğimiz sürece hiçbirimizin can güvenliği yok!

İlgili Yazılar